Kıymetli Tuz

Kıymetli Tuz masalımıza hoş geldiniz. Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Kimi aç, kimi tokmuş. Geniş araziler üzerine kurulu, zengin bir ülke varmış. Bu ülkenin padişahı üç oğlu ile birlikte yaşarmış. Padişah iyi niyetli biriymiş ama iyi söze, iltifata, yemeğe içmeye, eğlenmeye, güzel giysilere çok düşkünmüş.

Padişah artık yaşlandığını düşünmüş, ülkesini, halkını kime emanet edeceğini düşünmeye başlamış. Hangi oğlu tahta geçecekmiş? Bunun için oğullarını bir sınavdan geçirmeye karar vermiş. Oğullarını toplamış yanına, sormuş.

“Söyle bakalım evladım, beni ne kadar seviyorsun?”

Büyük oğlan, “Sizi uçsuz bucaksız tarlalarımız kadar çok seviyorum babacım” demiş.

Padişah aldığı cevaptan çok memnun, ortanca oğluna dönmüş.

“Söyle bakalım sen beni ne kadar çok seviyorsun” demiş.

“Kapıları hiçbir şekilde kapanmayan hazine odamız kadar çok seviyorum babacım” demiş. Ortanca oğlan da.

Padişah aldığı cevaplar karşısında mutlu en küçük oğlana dönmüş.

”Söyle bakalım sen beni ne kadar seviyorsun?” demiş.

Oğlan ”Tuz kadar seviyorum babacım” demiş ama padişah sinirden köpürmüş. ”Tuz kadar mı? Hemen sarayımdan ve ülkemden defol demiş. Oğlunu kovmuş.

Oğlan az gitmiş, uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Komşu ülkeye gelmiş.

Giderken artık açlıktan ve yorgunluktan bir tap düştüğü bir anda tarlanın birinin içinde eski bir ev görmüş. Gitmiş kapısını çalmış.

“Merhaba, benim kimsem yok. Karnım aç ve çok yorgunum. Burada kalabilir miyim?” demiş.

Kapıyı açan nene, “Benim de kimsem yok. Gel, burada kalabilirsin. Hem birbirimize yardım ederiz, sen bana oğul olursun, ben de sana anne olurum.” demiş. Ve neneyle genç oğlan birlikte yaşamaya karar vermişler.

Oğlan ninenin tarlasını sürmüş, ineğini savmış, onun yaptığı çorbaya kaşık sallamış, yıllar böyle geçmiş, herkes oğlanı kadının oğlu zannediyormuş. Günlerden bir gün yaşadıkları ülkenin padişahının öldüğü haberi gelmiş. Ülkenin bir adeti varmış. Talih kuşunu uçururlarmış, talih kuşu kimin başına konarsa eğer o ülkenin yeni padişahı o olurmuş.

Herkes meydanda toplanmış, talih kuşunu salmışlar, kuşu uçmuş, uçmuş, Bizim oğlanın başına konmuş. Herkes be bakmış. Bu da kim? Garibanın biri. Fakir fukara bizim paşamız olamaz. Bir daha uçurun Talih kuşunu demişler. Talih kuşunu tekrar tekrar uçurmuşlar. Her seferinde kuş gidip oğlanın başına koymuş.

Sonunda halk demiş ki, “Evet talih kuşu bunu seçti. Yapabileceğimiz bir şey yok. O zaman padişahımız odur.” Genç oğlan hem padişah olmuş, hem de önceki padişahın kızıyla evlenmiş.

Kırk gün kırk gece düğün yapmaya karar vermişler. Küçük padişah babasının da düğüne davet etmiş. Yaşlı padişah bu haberi alınca bir sevinmiş. Ah eğlenmeye gidecek. Giyinmiş, kuşanmış, kervanına düzmüş, hediyelerini almış, yola koyulmuş. Vardığında saraya, geceymiş. Yatmış yemen uyumuş. Sabah kalktığında Önüne bir sofra kurmuşlar. Bir tek kuş sütü eksik. Oh demiş, karnım da çok acıkmıştı. Oturmuş, yemekten bir lokma almış ağzına. Yiyememiş, atmış tekrar. Tutsuzmuş hepsi. Bir şey diyememiş, beklemiş.

Akşam olmuş, yine önüne bir sofra kurmuşlar. Bu sefer kuş sütünü de bulup sofraya koymuşlar. Yaşlı padişah gene bir lokma almış. Yenilecek gibi değil, tekrar çıkarmış ve en sonunda dayanamamış küçük padişah demiş ki sizin ülkenizde tuz bulunmaz mı? Yemeklerimizde hiç tuz yok. Oğlan durur mu? Vermiş cevabını. Olmaz olur mu? Bizim ülkemizde tuz oldukça fazladır.

Hatta diğer diyarlara da bizim ülkemizden tuz gider. Ama ben sizin tuzun sevinmeye değer bir şey olmadığını düşündüğünüzü hatırlıyorum. O anda yaşlı padişah karşısındakinin oğlu olduğunu anlamış, ona sarılmış, ondan özür dilemiş. Oğlan da babasını affetmiş. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine, gökten üç elma düşmüş, bir anlatanın, biri dinleyenin, biri de aç olan tüm insanların başına.

Zeynep Aksoy

Merhaba herkese! Ben Renkli Rüya Zeynep! 2000 doğumlu, Ankara'nın sıcacık kucaklarında büyüdüm. Küçük bir ressam olarak başladım ve şimdi kendi masallarımı resimlerle hayata geçiriyorum. Renklerin büyülü dünyasına hoş geldiniz!

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu