Hira ile Kayra

Bir varmış, bir yokmuş. Çok uzak bir ülkede, halk tarafından çok sevilen bir kral yaşarmış. Bu kralın Hira ve Kayra adında iki çocuğu varmış. Bir gün, Hira sarayın bahçesinde oyun oynarken, kötü kalpli Rüzgarlar Kralı tarafından kaçırılmış. Akşam olduğunda, Hira’nın ortadan kaybolduğunu fark eden kral, ülkenin her yerinde onu aratmış. Ancak, onca aramalara rağmen hiç kimse Hira’yı bulamamış.

Herkes bu duruma çok üzülmüş. Zaman geçmiş ve Kayra, babasına dönüp şöyle demiş: “Babacığım, bana izin ver, Hira’yı bulmak için uzaklara gideyim. Kardeşimi bulacağıma inanıyorum.” Babası, Kayra’ya izin vermiş. Kayra atına binip yola çıkmış.

Günlerce at üstünde Hira’yı aramış, ama bir türlü bulamamış. Kendisi ve atı çok yorulmuş. Bir ormanda dinlenmeye karar vermiş. Karnı da çok acıkmış. Az ileride bir gölde iki ördeğin yüzdüğünü görmüş. Ördeklerden birini yakalayıp yemeye karar vermiş.

Tam ördeklerden birini yakalayacakken, diğer ördek konuşmuş: “Lütfen arkadaşıma zarar verme. Eğer arkadaşımı bırakırsan, sana yardım edebilirim.”

Ördeğin kendisiyle konuştuğunu duyan Kayra şaşkınlıkla sormuş: “Nasıl?”

Ördek cevap vermiş: “Çok sevdiğin kardeşini arıyorsun. Sana bu konuda yardımcı olabilirim.”

Bunun üzerine Kayra, “Tamam, söz veriyorum. Arkadaşına zarar vermeyeceğim,” demiş. Buna çok sevinen ördek, “Şu ilerideki yolu takip et. Karşına büyük bir tepe çıkacak. O tepenin en üstünde Rüzgarlar Kralı yaşar. Kardeşin orada,” demiş.

Ördeğe teşekkür eden Kayra, hemen o yolu takip ederek tepeye çıkmaya başlamış. Ancak yolunu kocaman bir karınca yuvası kapatmış. Yuvayı dağıtmak için atından inen Kayra, tam yuvayı bozacakken bir ses duymuş: “Lütfen yuvamızı bozma. Az ilerideki yoldan devam edersen Rüzgarlar Kralı’na ulaşabilirsin,” demiş bir karınca.

Kayra, karıncanın dediklerine uymuş ve o yoldan gitmeye karar vermiş.

Bu sefer de büyük bir arı kovanı yolu kapatmış. Tam arı kovanını yıkacakken, bir arı seslenmiş: “Ne olur, kovanımıza dokunma. Şu karşıdaki patikadan devam edersen Rüzgarlar Kralı’na ulaşabilirsin.”

Kayra, arının da sözünü dinlemiş ve patika yoldan tepeye doğru tırmanmaya başlamış.

Tepeye ulaştığında, karşısında Rüzgarlar Kralı’nı görmüş. “Kız kardeşimi bırak hemen!” demiş.

Rüzgarlar Kralı kibirle gülerek, “Şu elimdeki yüzüğü görüyor musun? Bunu tepeden aşağı atacağım. Eğer yüzüğü bulup getirirsen Hira’yı sana vereceğim,” demiş.

Rüzgarlar Kralı yüzüğü tepeden aşağı fırlatmış ve yüzük göle düşmüş. Kayra, hızlıca tepeden aşağı inmiş, göle geldiğinde yüzüğü aramaya başlamış. Ancak, kocaman gölde küçücük yüzüğü nasıl bulacağını anlayamamış ve ağlamaya başlamış. O sırada gölde yüzen ördeklerden biri, “Ağlama, biz sana yardım edeceğiz. Sen bize zarar vermedin. Bu yüzden yüzüğü bulup getireceğiz sana,” demiş.

Ördekler gölün dibine dalmışlar ve bir süre sonra yüzüğü bulup suyun üstüne çıkmışlar. Kayra, sevinçle yüzüğü alıp hemen tepeye tırmanmış. Yüzüğü Rüzgarlar Kralı’na getiren Kayra, “Sözünü tut. Yüzüğü getirdim, bırak kardeşimi artık,” demiş.

Rüzgarlar Kralı, “Bu yeterli değil, şimdi bir aşama daha var. Onu da geçersen Hira’yı sana vereceğim,” demiş. Rüzgarlar Kralı, elindeki elma tohumlarını tepeden aşağı fırlatmış. “Bu tohumların hepsini bulup bir torbaya koy ve getir bana,” demiş.

Kayra, hemen tepeden aşağı inmiş ve her yerde elma tohumlarını aramaya başlamış. Aramış, aramış ama bir türlü bulamamış. Çaresizlikten ağlamaya başlamış. O sırada bir karınca, “Ağlama sakın. Sen bizim yuvamızı bozmadın. Biz de bunun karşılığında sana yardım edeceğiz,” diyerek diğer karıncalarla beraber küçücük elma tohumlarını tek tek toplamışlar ve bir torbaya koyup Kayra’ya vermişler.

Bu duruma çok sevinen Kayra, teşekkür edip hızlıca tepeye tırmanmış. Rüzgarlar Kralı’na tohumları teslim etmiş. Bunun üzerine Rüzgarlar Kralı, “Gel benimle,” demiş. Kayra’yı büyük bir alana götürmüş. Kayra bir bakmış ki karşısında on kız duruyor ve hepsi Hira’ya benziyor.

Rüzgarlar Kralı, “Tek hakkın var. Hangisi gerçek Hira ise onu bulacaksın. Bulamazsan sen de kardeşinle beraber bir ömür burada hapsolacaksın,” demiş.

Kayra, birbirine benzeyen on kız arasından hangisinin Hira olduğunu anlayamamış. Tam umutsuzluğa düştüğü an, kulağının ucuna bir arı konmuş. “Sakın üzülme, ben sana yardım edeceğim. Sen bizim kovanımızı yıkmadın. Şimdi bu kızlardan birinin üzerine konacağım. O kız senin kardeşin Hira olacak,” demiş ve hızlıca Hira’nın üzerine konmuş.

Kayra, sevinçle koşarak Hira’nın yanına gitmiş ve Hira’ya sarılmış. Hira’ya sarılınca büyü bozulmuş ve diğer kızlar bir anda yok olmuş. Rüzgarlar Kralı ise büyük bir fırtına eşliğinde kaybolup gitmiş.

Hira ve Kayra, ördeklere, karıncalara ve arılara teşekkür edip saraya dönmüşler. Hira’nın bulunduğunu gören kral ve sarayda yaşayanlar çok mutlu olmuşlar.

Kaynak
Masal Yolcusu

Hakan METİN

2011 yılından bügüne dijital dünya'da projeler üretiyor, bir çok markaya yazılım desteği sağlıyorum. İçerik üretmek ve kendini farklı alanlarda da geliştirmek adına masal kedisi üzerinde içerikler üreterek desteklerinizi bekliyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu