Cesur Aslan Masalı

Cesur Aslan masalına hoş geldiniz. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde, yeşilin her tonunu barındıran büyük bir orman varmış. Bu ormanda, devasa çınar ağaçları yaşarmış. Çınarların kocaman gözleri ve uzun kolları varmış. Gözleriyle tüm ormanı süzer, kollarıyla da küçük hayvanlara yuva olurlarmış.

Çınar ağaçları, ormanda yaşayan her hayvanı severmiş. Ancak haksızlık yapanları, birbirini üzenleri ve saygı göstermeyenleri hiç sevmezlermiş. Hatta onlara ceza bile verirlerdi. Ormanın en büyükleri bu çınar ağaçları olsa da, esas yöneticisi Aslan Tio’ymuş. Aslan Tio’dan herkes korkarmış. Kavga eden hayvanları gördüğünde kükredi mi, tüm orman kaçışırmış.

Bir gün, Aslan Tio ormanda gezintiye çıkmış. Yolunun üzerinde küçük bir civciv görmüş. “Ormanda bu civcivin ne işi var?” diye kendi kendine düşünerek yoluna devam etmiş.

Gördüğü civciv, ailesinin en küçüğüymüş. Sapsarı tüyleri, zeytin gibi gözleri varmış. Bir çınar ağacının kovuğunda yaşıyorlarmış. Bir gün, minik civciv Lili’nin annesi dışarı çıkmak zorunda kalmış. Lili’ye tembihte bulunmuş: “Tamam anneciğim, sen hiç merak etme. Ben burada seni bekleyeceğim ve kimseye kapıyı açmayacağım,” demiş Lili.

Annesi gittikten sonra Lili evde beklemeye başlamış. İki saat geçmiş, üç saat geçmiş, ama annesi hâlâ gelmemiş. Lili merak içindeymiş. Hava kararmaya başladığında, dışarı çıkıp annesini aramak istemiş. Ancak annesinin tembihleri aklına gelmiş. “Ben gelene kadar sakın kimselere kapıyı açma… Ve evden dışarı çıkma. Orman senin tek başına gezebileceğin bir yer değil,” sözleri kulaklarında çınlamış ve tekrar beklemeye başlamış.

Biraz daha zaman geçince hava tamamen kararmış. Annesi hâlâ gelmeyince, Lili daha fazla dayanamamış ve kendini dışarı atmış. Başlamış annesini aramaya. Hava o kadar kararmış ki, ormanda göz gözü görmüyormuş. Lili korka korka annesini aramaya başlamış. Hem çok acıkmış, hem de çok üşüyormuş. Kısık sesiyle, “Anne, anne…” diye seslenmiş. Karanlıktan çok korktuğu için daha fazla devam edememiş. Güçsüz bedeniyle olduğu yere yığılıp uyuyakalmış.

Ne kadar uyuduğunun farkında değilmiş ama sabah çoktan olmuş. Aslan Tio sabah yürüyüşüne çıktığında yerde yatan civcivi, yani Lili’yi görmüş. Merak içinde yaklaşarak nefes alıp almadığını kontrol etmek için eğilmiş. Gözlerini açtığında dev aslanı gören Lili, korkarak uyanmış ve bağırmaya başlamış: “Lütfen beni yeme, Aslan Amca. Ben çok küçüğüm. Beni yesen bile karnın doymaz ki,” deyip sızlanarak ağlamış.

O sırada, Lili’nin annesi her yerde onu arıyormuş. Hem geç geldiği için çok üzgünmüş, hem de Lili’ye kızgınmış. Aslan Tio, korkan civcive bakarak, “Merak etme küçük civciv, seni asla yemeyeceğim. Hem çok bitkin görünüyorsun. İstersen seni eve bırakabilirim,” demiş. Civciv bu duruma çok sevinmiş ama korkusu da hâlâ dinmemiş. Dev aslandan hâlâ çok korkuyormuş. Bir süre düşündükten sonra, aslanın onu eve bırakmasını kabul etmiş.

Aslan Tio, Lili’yi sırtına almış ve Lili’nin evinin yolunu tutmuşlar. Evine yaklaştıkça annesinin sesini duymaya başlamış. “Ah, Lili neredesin? Bu koca ormanda başına kim bilir ne geldi?” Lili annesinin sesini duyunca sevinçle bağırmış: “Anneciğim, anneciğim geliyorum. Aslan Amca beni evimize getiriyor. Seni görmek için çok sabırsızlanıyorum!” Annesi, Lili’nin sesini duymamış, ağlamaktan kendini kaybetmiş.

Aslan Tio, daha fazla dayanamamış ve koşmaya başlamış. Kısa bir süre sonra ağaç kovuğunun önüne gelmişler. Aslan, hemen Lili’yi yere indirmiş: “Hadi bakalım, annene koş,” demiş. Lili, teşekkür bile edemeden evine koşmuş. Yerde oturan annesini görünce ona sarılmış: “Anneciğim bak, Lili geldi. Çok özür dilerim seni dinlemediğim için. Seni bu kadar çok üzdüğüm için özür dilerim anneciğim.”

Annesi, Lili’yi görünce gözlerine inanamamış ve ona kocaman sarılmış: “Lili, beni çok korkuttun. Sana kızmam gerekiyor ama şu an üzüntüm daha fazla. Bu yüzden ben de senden özür dilerim. Verdiğim saatte gelemediğim ve seni yalnız bıraktığım için çok üzgünüm Lili,” deyip ağlayarak birbirlerine sarılmışlar.

Aslan Tio, çok duygulanmış ve arkasını dönüp ormana doğru yürümeye başlamış. O sırada, Lili kovuktan çıkmış ve “Aslan Amca!” diye seslenmiş. Aslan Tio, Lili’nin sesini duyunca koca yüzü birden gülümsemiş ve arkasına dönüp Lili’ye bakmış.

“Aslan Amca, beni yalnız bırakmadığın için sana teşekkür ederim. Beni yemediğin ve anneme kavuşturduğun için de. Lütfen yine gel, seni asla unutmayacağım.”

Aslan Tio, koca yüzüyle gülümseyip Lili’ye bakmış. “Tamam minik civciv, bundan sonra hep yanınızda olacağım. Sen de lütfen annenin sözünü dinle ve tek başına asla ormanda dolaşma,” demiş. El sallayarak ormana doğru gitmiş. Lili ise kovuğuna geri dönmüş. Annesine yine sarılmış ve birbirlerine ne kadar sevdiklerini söylemişler. Lili, Aslan Tio’ya verdiği sözü annesine de vermiş. O günden sonra, Lili tek başına ormanda asla dolaşmamış.

Kaynak
Masalname

Zeynep Aksoy

Merhaba herkese! Ben Renkli Rüya Zeynep! 2000 doğumlu, Ankara'nın sıcacık kucaklarında büyüdüm. Küçük bir ressam olarak başladım ve şimdi kendi masallarımı resimlerle hayata geçiriyorum. Renklerin büyülü dünyasına hoş geldiniz!

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu