Balıkçı ve Karısı

Balıkçı ve karısının hikayesi çocuklar arasında çok popüler. Ahlakla doludur. Bu hikaye Jacob ve Wilhelm Grimm tarafından derlenen bir Alman masalıdır. Ahlaki değerler içeren hikayeler her zaman çocukların doğru ile yanlışı ayırt etmelerine yardımcı olmuştur. Bu hikayede iki farklı karakter göreceğiz; biri halinden memnun bir balıkçı, ikincisi ise açgözlü bir kişilik olan karısı. Çocuklara hayat dersi veriyorlar. Eğlenceli hikayeyi okuyalım ve hikayenin ahlaki kısmını öğrenelim.

Bir varmış bir yokmuş. Vaktiyle deniz kıyısında derme çatma küçük bir kulübede bir balıkçı ve karısı yaşarmış. Tek geçim kaynakları balıkçılıkmış. Balıkçı her gün deniz kenarına gider, balık tutar ve tuttuğu balıkların bir kısmını kasabada satar, bir kısmını da eve getirir yerlermiş.

Balıkçının karısı sürekli yaşadıkları bu hayattan şikayet edermiş. Her defasında “Artık bu evden sıkıldım. Küçücük ve rutubetli bir ev burası. Daha fazla para kazan, daha büyük ve temiz bir eve geçelim.” dermiş kocasına. Balıkçı ise karısını çok severmiş. Onun bu şikayet etmesinden hiç rahatsız olmazmış. “Senin mutlu olman için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Daha çok çalışıp daha fazla para kazanacağım. Seni mutlu edeceğim karıcığım.” dermiş.

Bir gün sabah erkenden balıkçı oltasını almış deniz kıyısına gitmiş. Saatlerce beklemiş, beklemiş ama oltasına hiç balık takılmamış. “Bugün de şansım yaver gitmedi, en iyisi eve gideyim. Yarın tekrar gelir nasıl olsa” diye düşünüp oltasını çekmeye başlamış. O sırada oltasına ağır bir şey takılmış. Balıkçı heyecanla hızlı hızlı oltasını çekmeye başlamış.

Oltasının ucuna altın gibi sapsarı bir balık takıldığını görmüş. Sevinçle balığı oltasından çıkarırken o sırada, “Lütfen beni geri denize at. Ben senin bildiğin balıklardan değilim ben bir ülkenin prensiydim bana büyü yaptılar ve beni balığa dönüştürdüler, beni bırakırsan istediğin her şeyi sana veririm” diye bir konuşma duymuş balıkçı.

Karşısında konuşan bir balık olduğunu gören balıkçı çok şaşırmış. “Zaten konuşan bir balığı asla eve götürmem” diyerek balığı tekrar denize atmış. Eve döndüğünde karısı, “ne oldu? erken geldin. Kovanda hiç balık da yok. Ne yiyeceğiz bugün” diye sormuş.

Balıkçı başından geçen bu ilginç olayı anlatınca karısı “Ne yani sen şimdi sihirli bir balık yakalayıp ondan hiçbir şey istemeden geri denize mi attın? Hemen Tekrar git, o balığı bul ve ondan büyük ve tertemiz bir ev istediğini söyle.” demiş. Karısını çok seven balıkçı tekrar deniz kıyısına gidip “Sihirli balık, sihirli balık ben geldim” diye seslenmiş. Bir süre sonra sihirli balık su üstüne çıkıp “Ne oldu balıkçı” diye sormuş.

“Sihirli balık karım çok mutsuz artık yaşadığımız kulübede kalmak istemiyor. Bize büyük bir ev verir misin?” diye sormuş. “Tamam balıkçı, şimdi evine dön. Karının istediği evi veriyorum,” demiş. Balıkçı heyecanla koşa koşa eve geldiğinde karşısında o derme çatma kulübe yerine büyük bir ev görmüş.

Evin kapısında kendisini bekleyen karısı, ”Teşekkür ederim kocacığım, tam istediğim gibi hem büyük hem de yeni eşyaların olduğu tertemiz bir eve sahip olduk.” demiş ve balıkçıya sarılmış. Karısını mutlu ettiği için çok sevinen balıkçı o gece huzurla uyumuş. Sabah kalktıklarında karısı, “Ben düşündüm de bu ev yerine büyük bir saray olsun istiyorum. Sen bu sihirli balığa git söyle. Ne diyecek bakalım?” Balıkçı çekine çekine tekrar deniz kıyısına gitmiş.

“Sihirli balık, sihirli balık ben geldim.” diye seslenmiş. Suyun üstünde beliren sihirli balık “Ne oldu balıkçı, ne istiyorsun” diye sormuş. “Karım bu ev yerine bir sarayda yaşamak istiyor” demiş. “Tamam balıkçı sen evine dön isteğinizi yerine getiriyorum.” demiş.

Balıkçı heyecanla eve döndüğünde karşısında kocaman bir saray görmüş. İçeri girdiğinde karısı ona mutlulukla sarılıp teşekkür etmiş. O akşam güzel bir yemekten sonra tekrar yatmışlar. Balıkçı hemen uykuya dalmış. Balıkçının karısı ise sabaha kadar düşünüp durmuş. Sabah olunca karısı, ”Kocacım sen şimdi sihirli balığa git, Karım İmparatoriçe olmak istiyor de.” demiş.

Balıkçı karısının bu isteğini de yerine getirmek için deniz kıyısına gidip “Sihirli balık, ben geldim” diye seslenmiş. Sihirli balık su üstüne çıkıp, “Ne oldu balıkçı, ne istiyorsun” demiş. “Karım hala çok mutsuz ne yapsam mutlu olmuyor, şimdi de imparatoriçe olmak istiyor.” demiş. “Tamam balıkçı, sen evine git. İsteğinizi yerine getireceğim” demiş.

Balıkçı eve döndüğünde karşısında saraydan daha büyük ve daha görkemli bir şato görmüş. Üstelik kapısında muhafızlar duruyormuş. İçeri girdiğinde onlarca hizmetkarın karısına hizmet ettiğini görmüş. Karısının yanına gidip, “Artık mutlu musun karıcığım? Bak istediğin her şey oldu” demiş. Karısı, “Hayır, hala mutlu değilim. Git o sihirli balığa de ki karım dünyanın ve tüm gezegenlerin sahibi olmak istiyor. Bulutların üzerinde dev bir sarayda tüm dünyayı ve gezegeni yönetmek istiyor. “

Balıkçı bunun üzerine “Karıcığım nasıl olur? Bunu sihirli balığa nasıl söylerim” demiş. Karısı “Sen benim mutlu olmam için her şeyi yaparım demedin mi? Hadi şimdi git ve istediğim şey olsun.” demiş. Balıkçı, üzgün bir şekilde deniz kıyısına gidip, ”Sihirli balık, ben geldim.” demiş. Su üstüne çıkan sihirli balık, ”Ne oldu balıkçı, yine ne istiyorsun?”

”Karım hala mutsuz. Şimdi de tüm dünya ve gezegenlerin tek sahibi olmak istiyor,” demiş. “Tamam balıkçı, sen git, isteğinizi yerine getireceğim.” demiş.

Balıkçı geri döndüğünde ortada ne ev var ne de karısı varmış. Karısına seslenmiş ama hiç cevap alamamış. Koşarak deniz kıyısına gidip sihirli balığa seslenmiş. Su üstüne çıkan sihirli balık, “Yine ne oldu balıkçı” demiş. “Geri döndüm ama, ne karım var, ne de ev var, ne oldu karıma? sihirli balık.” diye sormuş.

“O artık tüm dünyanın ve gezegenlerin sahibi. O senin göremeyeceğin kadar uzaklarda bir yerde” demiş.

“Ne olur karımı geri getir benden uzakta olmasını istemiyorum” demiş. Tamam demiş sihirli balık. “Sen git ben isteğini yerine getireceğim.”

Balıkçı koşarak eve dönmüş bir bakmış ki karşısında eski ufak kulübesi ve karısı duruyor. Koşarak karısına sarılmış karısı “Sarayların, makamların beni mutlu etmediğini anladım. Ben o eski halimize çok özledim. “Demiş. Mutluluğun küçük de olsa her yerde bulunabileceğini anlayan balıkçı ve karısı o günden sonra mutlu ve huzurlu bir hayat sürmüş.

Hikayeden çıkarılacak ders

Balıkçı ve karısının hikâyesinden alınan ders, her zaman elimizdekiyle yetinmemiz gerektiğidir. İnsan sahip olduğu şeylerde mutluluk bulamazsa mutlu olamaz. Bu hikayedeki balıkçı memnun bir insandı ama karısı çok açgözlüydü. Hikayenin sonunda açgözlülüğü yüzünden her şeyini kaybetmiştir.

Hikaye okuyucular için çok bilgili ve ilginç. Bu tür hikayeleri okumak çocuklar için her zaman faydalıdır.

Balıkçı ve Karısı Hikayesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Balıkçı ve karısının hikayesinin teması nedir?

Hikayenin arkasındaki ana fikir veya tema, fazla açgözlü olmamamız gerektiğidir. Mutluluğumuzu sahip olduğumuz veya başardığımız şeylerde bulmalıyız. Hak ettiğimizi alacağız ve hedeflerimize ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.

1. Büyülü prens, balıkçının karısını nasıl cezalandırır?

Büyülü prens, balıkçının karısına dilediği her şeyi verdi ama onun açgözlülüğü daha da arttı. Tanrı olmayı istedi. Büyülü prens, balıkçının açgözlü karısını, verdiği her şeyi geri alarak cezalandırdı. Yine fakirleşti ve kirli bir havada kaldı.

Zeynep Aksoy

Merhaba herkese! Ben Renkli Rüya Zeynep! 2000 doğumlu, Ankara'nın sıcacık kucaklarında büyüdüm. Küçük bir ressam olarak başladım ve şimdi kendi masallarımı resimlerle hayata geçiriyorum. Renklerin büyülü dünyasına hoş geldiniz!

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu